Kaldırma Kapasitesi (Lift Capacity)

Üç nokta askının belirli bir ölçüm noktasında kaldırabileceği azami yük; basınç, silindir alanı, kol geometrisi ve emniyet valfi ayarı birlikte belirler.

Kaldırma kapasitesi, üç nokta askının belirli bir ölçüm noktasında kaldırabileceği azami yüktür. Tek bir parçanın değil; hidrolik çalışma basıncı, silindir çapı, kaldırma kolu geometrisi ve emniyet valfi ayarının birlikte belirlediği bir sonuçtur. Bu yüzden aynı basınçtaki iki traktör, kol geometrisi farklıysa farklı kapasite verir.

Kuvvet nereden gelir

Kapasiteyi tek başına basınç belirlemez. Silindirin ürettiği kuvvet basınç ile piston alanının çarpımıdır; bu kuvvet kaldırma kolu ve kaldırma çubuğu kaldıraç oranıyla askıya aktarılır. Emniyet valfi ayarı da üst sınırı çizer: valf açtığı anda yağ tanka döner ve kaldırma durur. Traktör hidroliğinin hangi basınç ve debi mertebesinde çalıştığı ayrı bir başlıkta ele alınıyor.

Bu zincirdeki her halka ayrı ayrı sınırlayıcı olabilir ve belirtileri farklıdır. Pompa yeterli debiyi veremiyorsa askı yavaş kalkar, ama yine de kalkar. Basınç düşükse belirli bir yükten sonra hiç kalkmaz. Kaldıraç oranı ise sabittir; bakımla, yağ değişimiyle veya ayarla değişmez, traktörün tasarımıyla gelir. Bu yüzden "hidroliği güçlendirelim" talebi çoğu zaman karşılıksızdır: kapasiteyi belirleyen geometri yerinde durur.

Katalog değeri ile sahadaki değer neden ayrışır

EtkenKapasiteye etkisi
Ölçüm noktasıPim ucunda ölçülen değer, pimden 610 mm geriye taşınmış değerden yüksektir
Kol geometrisiAynı basınçta farklı kaldıraç oranı, farklı kapasite verir
Emniyet valfi ayarıValf erken açıyorsa kapasiteye ulaşılmadan kaldırma durur
Hidroliğin durumuYağ seviyesi düşük veya pompa yorgunsa katalog değerine ulaşamazsınız
Ekipmanın ağırlık merkeziMerkez pimlerden uzaklaştıkça kaldırılabilen ağırlık düşer

İlk satır en sık karıştırılan yerdir; iki ölçüm noktası arasındaki farkın nasıl doğduğu pim ucunda kaldırma kuvveti tanımında anlatılıyor.

Bir ayrım daha: askının bir yükü yerden kaldırabilmesi, o yükü tarla boyunca taşıyabileceği anlamına gelmez. Kaldırma statik bir işlemdir; taşımada arazi darbeleri devreye girer ve askı üzerindeki yük anlık olarak büyür. Aradaki fark kaldırma ile taşıma kapasitesi farkı altında açıklanıyor.

Kapasite düşmüşse önce nereye bakılır

"Eskiden kaldırıyordu, artık kaldırmıyor" durumunda sırayla hidrolik yağ seviyesine, filtreye, kaçaklara ve emniyet valfinin davranışına bakılır. Yağ kaçağının kit üzerinde nasıl bir belirti ürettiği yağ kaçağı başlığında var. Kapasite kaybı çoğu zaman kademeli gelir; bu yüzden fark ancak ağır bir ekipmanda hissedilir.

Ayırt edici basit bir kontrol var: bilinen ağırlıkta bir ekipmanı takıp askıyı tam alttan tam üste kaldırın ve iki şeyi izleyin — kalkış hızı ve durduğu nokta. Yavaş ama tam kalkış genellikle debi tarafını, belirli bir yükseklikte durup zorlanma ise basınç veya emniyet valfi tarafını işaret eder. Yağ soğukken ve ısındıktan sonra ayrı ayrı deneyin; yalnızca soğukken görülen zorlanma yağ viskozitesiyle ilgilidir, kapasiteyle değil.

Dönüşüm kitleri kapasiteyi değiştirmez

LFT20, LFT54 ve ELF-812 kumanda tarafını elektronikleştirir; kaldırma işini yine traktörün kendi hidroliği yapar. Kit ne kapasiteyi artırır ne azaltır, emniyet valfi ayarına dokunmaz. Askı ağır ekipmanı kaldıramıyorsa çözüm kitte değil, hidrolik bakımında ve ekipman ağırlığının askı kapasitesiyle karşılaştırılmasındadır.

Pratik kural: ekipmanın ağırlığını ve ağırlık merkezinin pimlerden uzaklığını bilin, katalogda bu mesafeye karşılık gelen değeri okuyun ve arada pay bırakın. Kapasitenin sınırında çalışmak hem hidroliği hem askı mekanizmasını yorar.

Bilgi Merkezi